Katılımcı Girişi

Buradasınız

Anasayfa

Tanrıya Yakarış

 

 
Daha fazla sıkışmışlığım hakkında yazmak istemiyorum
Açılım başka bir alanda daha işlevsel genişleyebilir
Tükenmişliğim tükendi
Yıllardır aynı kısırlık içinde aynı ebediyetsiz yerde dolaşan kelimelerim var
Öznellikten uzak
Ben 
Ama  olmak istediğim benden ayrı düşmüş oyuncaklarım onlar
Artık dolap altına atma vaktinin gelmesi gerek 
Hatta saklamamak bile gerekebilir
Başka çocuklar oynasın diye oyuncak saklamak memur annelerin işi olsun
Oynanmış oyunlara özenmek oyuncaksız çocukların
Hatta ve hatta hiç bir çocuk da oynamasın onlarla 
Karaltılı bir çocukluğun renklerini görmesinler
Zaman doğurganlık zamanıdır Erdoğan’a belki de kızmamalı
Zaman sahipsizlik zamanıdır
Piçlerin zamanıdır yaşanacak olan
Kelimeler düşünsel bir birleşimin değil deliliğin göstergeçleri olmalıdır
Binbir zorlukla kazanılan -kazanıldığı zannedilen- uyum, evrensel ezikliğimizi betimlemelidir artık
Aklı olan buralarda fazla dolaşmasın
Aklı olan bir önceki emir kipimden akılsızlığımı anlasın 
Aklı olan bir ucundan başlasın aklının, sonra bir paradoks üçgeni çizip tamamlasın
Oldu da biraz daha aklı var diyelim alsın eline bir matkap
Sağ şakaktan içeri tam devir
Darbeli olursa daha makul
Solaksa sol şakak daha kolayına gelir
Solaklara da sol şakak makul
 
 
Herkes en makulu bulsun ve delsinler zihinlerini
Oluşan deliklerden matkapların çapına göre beyincikler aksın
Havuz problemi çözmek zorunda bırakılmışlar bilirler
Delik ne kadar büyürse beyin o kadar hızlı akar
Artık çapına da siz karar verin 
Ne kadar götürsün istersiniz sizi beyniniz?
İplik gibi aksın diyorsanız siz de benim gibi yemeğin güzelini sona saklayanlardansınız
 
Beni sana götüren yaşamsızlık sevincim
Kurguların zihnimi kurcalar
Ben
Ve yine ben
Sakin 
Sessiz 
Huzur dilenirim 
Bedel ödemeden sen olmak isterim
 
Küçücük aydınlığım anca bana yeter
Kıt-kanaat geçinirim bahşettiğin ışığımda
Ne verdim de sana
Ne yaptım senin için de 
Kovalattırıyorsun iyelik eki tanımsız ışığı