Buradasınız
...
Fırat Fıstık - frtfstk@hotmail.com
Sistem

Uyku ile uyanıklık arasında sıkışmış bir beden – ruh hali içerisindeyim. Memlekette çoğu kişi uyuyorken uyanık olma duygusu. Gerçi onlar sürekli uyuyorlar neyse. Kendimi sürekli bitmeyen kapılardan giriyormuş gibi hissediyorum ve sonunda ‘hiçlik’ olduğu hissi bütün ruhumu kaplamış durumda. Artık buna inanmaya yaklaşıyorum ya da inandırılıyorum. Dünyanın en güzel aktivitesinin hayal kurmak olduğunu düşünenlerdenim. Yani hayatta her zaman azınlık olanlardan. Hayal kurdukça önüme yeni kapılar çıkıyor bütün kapıları açamasam da açtığım kapılardan sürekli yol almaya devam ediyorum. Ardından yeni kapılar yeni kapılar…
Bir şeylerin değişmesini umut ediyorum ancak umutsuzluğun beni esir almasından korkuyorum. Çünkü boktan bir dünyaya doğdum ve burada varlığını sürdüren toplumsal hayvanların yaptıkları boktan davranışlardan kendimi sorumlu tutuyorum. Hiçbir zaman diğer insancıklar gibi bencil olmayı başaramadım. Zamanla bir şeylerin değişmediğini görmek insanın açtığı kapıların boşa olup olmadığını sorgulamasına yol açıyor. Pişmanlık duygusunun insanların başına gelebilecek tahribatı en büyük şey olduğunu düşünüyorum. Varlığımdan, var oluşumdan yana bir sıkıntım yok. Pişman değilim. Sadece hayatta edilgen değil etken olmak istiyorum.
Sistem bizimle oynuyor. Hem de gereksiz birer kobay fare gibi. Sürekli elimize yeni anahtarlar veriyor kapıları açmamızı sağlıyor ancak hiçbir zaman gerekli olan kapıya ulaşmamıza izin vermiyor. Bunu sadece bir süreç şeklinde tutuyor, bizi de hayatımız boyunca peşinden sürüklüyor. Bu çoğu kez birçok insanın hayatına mal oluyor. Onun umurunda mı? Bize gösterilene inanmamızı, yazılanı okumamızı, yaşanılanları kabul etmemizi emrediyor. Kabul etmeyenler ise kahrolası toplumsal kurallar tarafından dışa vuruluyor ve içlerinde aynen şu an olduğu gibi ‘hiçlik’ hissi egemen oluyor. Birilerinin hala dimdik ayakta durabildiğini görebilmek bu histen uzaklaşmaya yetiyor çünkü ben bu hayatı istediklerimi yapmak için hayallerime koşmak için yaşıyorum. Zaman, mekan kavramını gözetmeden yaşamak gibi. Bazen hayallerimle ilgili yanılgıya düşsem bile açtığım kapılar sonunda arkama bakıp geri dönmek istemeyeceğimi biliyorum.
“Hep denedin. Hep yenildin.
Olsun. Gene dene, gene yenil; daha iyi yenil.”
S.Beckett