ALT-KÜLTÜR


SOLuCAN 5. YIL BAŞLANGIÇ BİLDİRİSİ!
 

Ekim 2002'de toprağın altından çıktık ve parmağımızla ruhlara ilk temasımızı gerçekleştirdik.Soru işareti vardı ilk çizilen solucanın kafasında yürüdü ünleme doğru usul usul.Ruh ve tepkiyle açılmıştı bir çok delik,bunlardan içeri süzüldü yavaşça.İlk çiziktirdiklerimizle yol almaya başladık.Doğrudan eylemi yaşadık,tanıdık, tanıttık.İnsanların öz yönetim yeteneklerini ancak pratik aracılığıyla geliştirebilecekleri düşüncesine dayanan ve bütün insanların karşılaştıkları sorunları doğrudan kararlaştırmalarıyla bir dizi eylem serisi için bastık spreye.Göç kervanı yolda düzüldü.Sokaklarımızı geri almak için, solucan için, solucanlanmak,solucanlardırmak için harekete geçtik.Zihin kontrolünü, reklamları,şavaşı,interneti, medyayı,denetimi tartıştık.Eğitim sistemine olduğumuz yerdeki tepkilerimizi hayata geçirdik.Alayına isyan ölümüne futbolu yaşadık.Karikatürlerimizi çizdik, şiirlerimizi, hikayelerimizi, değerlendirmelerimizi yazdık.Müziğimizi hayatımızın içinde tanıdık.Poşet çay asla içmedik içirmedik.Otostop kültürünü yaşattık.Sefer tasında yemek yenebileceğini söyledik.Ekinoksları işaret ettik.Nasıl,neden olmasın,sen hangi kattasın diye sorduk medya kronikleşebilir,zaman algısızdır dedik.Alt kültüre altımızda altı sayıda altı değişik zamanda görünerek dokunduk.Hiçbir şey siyah yada beyaz değildir diyerek sonun başlangıcına yürüdük.Camdan dünyaları kırıp heba olmuş dünyaya entegre olamışları doluşturduk.Subcommandante Marcos a selamlarımızı gönderdik.Alkolik tavrımızla ve z-ı-v-a-n-a'dan çıkışımızla var olduk.Dört bir coğrafyada duvarlarımızın boş kalmaması için ayrı ayrı bastık spreylerimize.Spreyin sesiyle, kokusuyla ve keskin hareketlerle hareket ettik dünya toprağının üzerinde.Dünya vatandaşlığımızı varoluşumuzla kabul ettik , iç ahlak motivasyonumuzu herşeyin üzerinde tutttuk.Sokakta medyada varolduk.Gençlere ve geleceğe özgürlük dedik.Binbir yerde değişik renklerde izimizi bıraktık.İstanbul sokaklarını sondaj ve ambiansımızla,krizantem çiçeğimizle,gençlik iksirimizle,tehlikeli haz alanımızla,yeni kapitalizme yeni direnişimizle, fanzin almaya davet edişimizle,iyi günler dileyişimizle süsledik.Denedin yenildin tekrar dene tekrar yenil,daha iyi bir yenilen ol ve gecemi aydınlatan ateşböceğimisin yazılamalarımızla donattık renklerin dokularıyla dökülürken karanlığa günün dönümü.Üzerimize çiğ yağdı alkolümüzle ısındık,yine sokaktaydık,hala sokaktayız.Ankarada, İzmirde, Adanada, Muğlada, Denizlide ,Eskişehirde,Çanakkalede Zonguldakta ,İzmitte, Pariste, Berlin gibi merkezlerde toprağın altından doğrulduk.Plazalarda mahzenlerde küçük mahalle köşelerinde Datçada Can Yücelin mezarı başında iz bırakıyorduk.Yolculuğumuzu Zafer direnen otostopçunun olacak yazılamasıyla süsledik , dağa taşa kıra bayıra her yere yazdık.Siber olarakta kendimizi var etmeden geri durmadık üç farklı kombinasyon sonrasında internetteki yerimizi aldık. Kitabevlerinde,standlardaydık.Takvimimizi, ayracımızı stickerımızı bastık.Bilfiil her köşede kafamızı onbinlerce ruha çiviledik.
Sadece kulağına ismi çalınmış,gözüne bir saniyeliğine ilişmiş
SOL u CAN görüngüsü bilinç altı ormanın tabanında yerini almıştır.Kaburga kemiklerinin kıvrımlarıyla benzeşen SOL u CAN heryerde oluşunu gözlerle,sözlerle,kalemle,spreyle dünyamızın her köşesinde görüngüleştirmiştir.Artık SOL u CAN kendini, yüzünü bile görmediğimiz insanların dünyalarının bir yerinde, bazılarımızın geçmişinde kendini var ediyor.Hayatın içinde yepyeni konumlarımızla.4 yıl süresinde yüzlerce yeni yüzlerin etrafımızdan geçişiyle binbir biz tanımlandı, yıkıldı, yeniden başladı. Artık her bende bir biz mevcut olduğunu ortaya koyduk. Her birey bu bizi dilediği gibi ortaya koydu.Yeni biçimler ile içerikler oluşturuldu. Yolları hiçbir zaman kesişmeyecek onlarca yüz bir araya geldi.Artık bir biz den bahsetmesek de ayrı ayrı benler olarak ortak aklımızı farketmedende olsa yaşıyoruz.
Alt kültürü,alternatif olanı örüyoruz.
Farklı yüzlerle,yüreklerle,gözlerle ayrı ayrı merkezlerde biraradayız.Birbirimizi hiç görmemiş olsakta…
Varoluşumuzun dördüncü yılının sonunda beşinci yılının başında yollarda birlikte yürüdüğümüz bireyler farklı yerlerde,yeni bireylerle, yere daha da sağlam basarak toprağın altında dört bir yandayız ve ne zaman çıkacağımız belli olmaz! Eylemlerimiz ortak aklımızla ,yenilmeyen fikirlerimiz ise gücümüzle, sözümüz ve gözümüz silahımız olarak hareketemiz ile fanzinimiz yaşamaya devam ediyor…

6.10.2006